Tıp dünyası şokta! 40 yıl boyunca uyumadı…

İnsan yaşamı için tartışmasız en vazgeçilmez olan ihtiyaçlarından birisi de uykudur. Çoğumuz yeterince uyumadığımızda o gün için belki de agresif olabiliyoruz. Peki 1. Dünya Savaşı’nda bir Macar askerin 40 yıl boyunca hiç uyumadığını biliyor muydunuz? Gelin bu mucizevi olayın hikayesine birlikte bakalım…
Yıl 1915… Dünya ilk kez büyük çapta bir kanlı savaşa giriyor, binlerce genç asker hiç gitmediği coğrafyalarda savaşıyordu.
1. Dünya Savaşı’nın dumanlı cephelerinde, ön saflarda savaşan genç bir Macar askeri vardı: Paul Kern.
Her an ölümün soğuk nefesini hisseden askerlerden biriydi, ancak 1915 yılının o kanlı günlerinden birinde başına gelen şey, kimsenin beklemediği türden bir olaydı.
Bir saldırı sırasında aniden bir Rus kurşunu, Kern’in kafasına isabet etti.
Kurşun sağ şakağından girip beynine saplanarak onu derin bir karanlığa sürükledi. Hayatta kalabilmesi için hemen hastaneye kaldırıldığında doktorlar onun iyileşmesini mucize olarak görüyordu. Zira bu ölümcül yaralanma, beynin düşünce, hareket ve duyguların kontrolünden sorumlu bölgesine, yani frontal lobuna zarar vermişti. Hayatta kalması için beyninin bu kısmı ameliyatla çıkarıldı.
Fakat bu işlem sonrasında Kern’in hayatında hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı.
Kern, ağır tedavi sürecinden sonra sivil hayatına geri döndü. Ancak savaş alanında kazandığı bu yara ona garip bir “hediye” bırakmıştı. Kern, artık uyuyamıyordu.
UYUMA YETİSİNİ KAYBETTİ
Macar asker yalnızca uyuma yetisini değil, uyuma arzusunu da kaybetmişti. İlk başlarda yatakta gözlerini kapatarak kendini uyumaya zorlasa da bu çaba uyanık kalmaktan çok daha yorucuydu. Zamanla uyumanın gerekliliğine dair bildiği her şey, onun için anlamını yitirdi.
Sağlıklı bir yaşam için elzem olan uyku, bir süre sonra insan vücudunu yıpratır. Fakat Kern, hiç uyumadan günlerini geçiriyor, hayatına devam ediyordu. Uyuyamadığı her gece, bu zamanını okumaya, sevdikleriyle vakit geçirmeye ayırıyordu. Ancak uzun süre açık kalan gözlerinin yorulmaması için her gün yaklaşık bir saat gözlerini kapatarak dinleniyordu. Bu anlar dışında tam anlamıyla uyanık kaldığı kesindi.
Hekimler, Kern’in hikâyesini duyunca bu durumu araştırmak istedi. Bazı doktorlar onun beynindeki yaralanmanın uykuya ihtiyaç duyulan bölgeyi etkisiz hale getirdiğini düşünüyordu. Başka bir grup ise Kern’in farkında olmadan mikro uykular yaşadığına inanıyordu. Ancak her incelemede Paul’un tamamen uyanık olduğu gözlemleniyordu; bu gerçekten de uyku gereksinimi olmayan bir yaşamın kanıtıydı.
1955 YILINDA HAYATINI KAYBETTİ
Paul Kern, tıp dünyasında yıllar boyunca tartışılan ve merak edilen bir gizem olarak kaldı. Savaşın yarattığı bu beklenmedik mucize sayesinde uyumadan yıllarını geçirdi. Ancak 1955 yılında, hayata gözlerini kapattığında, neden uyuyamadığına dair yanıtlanmamış sorularla dolu bir sır perdesini ardında bıraktı.



