EkonomiManşet

Kronos ve Kairos

2025’ten 2024’e sitem: Bankaların takibine düşenlerin oranı %143 arttı, ekonomiyi yavaşlatacağım derken ücretliyi ezdin. Geniş tanımlı işsizlik %24,7 idi, bugün %27,6.

Yeni yıla girerken hepimiz zamanın nasıl hızlı geçtiğinden bahsederiz. Nasıl oldu da 1 yıl böylesine hızlı geçti? Daha dün gibi 2024’e girerken saniyeleri sayışımız.

Mitolojiye göre, bu akışı kontrol eden zaman tanrısı Kronos.

Elinde orağı ile biçer durur zamanı. Bu yüzden en değerli varlığımızdır zaman.

Saniyeler akıp giderken, Kronos’un zamanı orakla biçmesini sayarız biz de tek tek.

Ama Kronos’un değerini bilirken, geçip giden zamanın kalitesinin, fırsatlarının değerini bilmeyiz çoğunlukla.

O zaman Kronos’un kardeşi Kairos’tan bahsetmeden olmaz.

Fırsat Tanrısı Kairos.

Hem ayaklarında hem omuzlarında kanatları, başının tepesi kel ve dolayısıyla geçip gittikten sonra arkasından yakalamak imkânsız. Tutabileceğiniz saçları yok, 4 kanadı ile öyle hızlı uçuyor ki, yetişmek mümkün değil. Tek şansınız önünüzden geçerken yakalamak. Aksi halde, fırsat da beraberinde kaçar.

BANKALARIN TAKİBİNE DÜŞENLERİN ORANI %143 ARTTI

Aklıma 2024 ile 2025 tartışsa neler konuşurlardı diye geldi Kairos’u düşünürken;

2024 lafa başlar hemen, vakti dolmaktadır, derdini anlatmalıdır Kronos ömrüne son vermeden.

“Tüm yıl enflasyonu düşüreceğim diye saniyelerimi harcadım, düşürdüm de.

Görevi 2023’ten devir aldığımda %64,78’di enflasyon. Sana devrederken elini rahatlattım, %45 ile başlayacaksın yıla.’’

2025 sinirlenmiş.

“Faizi tarihi seviyelere getirdin, izin ver de 20 puan da düşsün. Aylık enflasyona bak sen, hala %2 üzeri geliyor. İşin kolayını bana bırakmış diyor hala, asıl zor iş bende.”

2024 “Haklısın, bu açıdan bakınca işin daha zor görünüyor. Ama öyle değil. Bak, yabancı yatırımcı akın etti, CDS benim zamanımda 250 seviyelerine düştü. Rezervimiz görevimin başından bugüne 75 Milyar Dolar arttı. Yabancı raporlar, bizden hep olumlu bahsediyor. Başımızın belası gri listeden çıktık, notumuz 2’şer defa artırıldı. Güven yaratmaya ihtiyacın yok en azından, ben görevim süresince tüm güven ortamını oluşturdum.’’

2025 düşünmüş.

“Evet, haklısın, bunlar pozitif gelişmeler. Ama yabancı, para akıtıyor derken, biliyorsun değil mi? Doğrudan yatırım değil, Menkul kıymet yatırımı bile değil, neredeyse tamamı sıcak para, yüksek faizimizden nemalanmaya geldiler. Rezervimizi de bu sayede iyileştirdik. Şimdi, senin yüzünden tüm yılımı bu para kaçmasın diye harcayarak geçireceğim. Saniyelerim bu paralar ha gitti ha gidiyor diye Kronos’a hediye gidecek.’’

Yabancı raporlarda güven yarattık da bak asıl sorumluluğunda olan halka, hala enflasyon benim görev dönemimde %60 üzerinde olacak diyor. Neden böyle diyor biliyor musun? Çünkü, hala kamu kaynaklarını son gününde bile harcamaya devam ediyorsun. Bütçe açığının GSYH’ye oranı %5. Cari transferlere hala %38 oranında para harcıyorsun, faiz harcamaların arşa çıkmış. Halk da haklı olarak, bütçeyi sıkılaştırmıyorlar, enflasyon düşmez diyor”

2024 paniklemiş ama mağrur şekilde devam etmiş,

“Arkadaşım, sürekli şikâyet halindesin, benim işim kolay mıydı sanıyorsun? Bak senin döneminde dış finansman ihtiyacın 38 Milyar Dolar’a yakın düştü. Cari açığı kapatmak kolay mı sanıyorsun? Dış ticarette de ayrı bir başarı yakaladım, Dış ticaret açığımızı da 38 Milyar Dolar üzerinde düzelttim. Üstelik CDS’i düşürdüğüm için daha düşük maliyetlerle borçlanacaksın. Bu kadar da nankörlük olmaz.”

EKONOMİYİ YAVAŞLATACAĞIM DERKEN ÜCRETLİYİ EZDİN

2025 kendine daha fazla hâkim olamamış.

“Bu düzelttim dediklerin var ya, hepsini benim üzerime yük olarak öteledin sen. Tüm övgüyü almayı planlıyorsun tabii anlıyorum. Ama, bu üzerime ötelediğin kısa vadeli olumlu gelişmelerle ben uğraşacağım, 2026’ya nasıl hesap vereceğim bilmiyorum.

Altın kotası koydun, petrol fiyatları da sana destek oldu sağ olsun. Yüksek faizle ekonomiyi yavaşlatacağım derken, sadece ücretli vatandaşı ezdin bir de sanayiciyi. Bak ara malı ithalatı düştü, e doğal olarak dış ticaret açığın da daraldı. Şimdi ben ne yapacağım bu yıl?

Ya petrol artarsa, altın kotası kalkarsa, ya sanayi canlanır da ara malı ithal etmeye başlarsa diye endişe ile mi geçireceğim tüm zamanı?

Nerede yüksek teknoloji yatırımların? Hala ihracat payı %3,4. Üstelik dostum 2023’e göre düşürdün de yüksek teknoloji ihracatını.

Nerede istihdam yaratacak planlar? Yılı devir aldığında geniş tanımlı işsizlik %24,7 idi, bugün %27,6. Daha da fazla işsiz yarattın. Kadınları hiç umursamadın, hala istihdamdaki payları %32,8. Ayıp değil mi bu çağda?

Halk ise kredi kartı ile market alışverişini döndürmeye çalışıyor. Bankaların takibine düşenlerin oranı senin döneminde %143 arttı. Tüm yılımı ayrıca bu insanların rahatlamasını sağlamaya da ayırmalıyım.

Evet, yolumu temizlediğini kabul etmeliyim, 2022’nin yaptıklarını temizlemek kolay değil, Kronos sonsuza kadar cezalandırsın onu. Ama, sen de biraz daha çaba sarf edebilirdin. Kabul et ki yavaş ve komformistin. Asıl temizlik yükünü benim omuzlarıma attın.” demiş ve tam o sırada arkadan Kairos’un gelmekte olduğunu görmüş

Hemen çözüm önerileri gelmiş aklına;

2024 emekliler yılı olacaktı, durum ortada, bu seneyi de asgari ücretliler yılı yapmamalıyız. Bu yıl da finansman maliyetleri yüksek kalmaya devam edecek, TCMB de faizi hızla indirmeyecek. Bu yüzden seçici kredilere odaklanılmalı. Sermaye ve ikiden fazla sayıda konut sahibini de kapsayan geniş çerçeveli bir vergi programı hazırlanmalı.

Üretimi ve ardından verimliliği artırıcı teşviklere odaklanılmalı.

Gıda fiyatlarının baskısı büyük, tarım ve hayvancılığa güçlü destek verilmeli, teknolojiyi kullanmaları desteklenmeli.

Kamu harcamaları kısılırken, doğru noktalardan tasarruf edilmeli, STK’lara aktarım artık terk edilmeli.

Alım gücünün iyice düşürüldüğü ortamda, talebin yoğun olarak zenginden geldiği görülüyor. Enflasyon hedeflenirken bahse konu politikalarla dar gelirli desteklenip, yük daha fazla zengine yüklenmeli.

Konuta ulaşım iyice zorlaştı, arz hızla artırılmalı.

Kredibilitesi düşmüş kamu kurumlarının, itibarını kazandırmak için çalışmalar yapılmalı

Tüm bunları düşünürken, tekrar Kairos’a kaymış gözü;

Öyle hızlı koşuyormuş ki, 2025 korkmuş, biliyormuş Kairos’un bir daha çok uzun süre buralardan geçmeyeceğini ve belki de yakalamak için son şansı olduğunu.

“Ya Kronos, orağı ile saniyeleri biçerken ve Kairos hızla zamanda kayarken, ben de 2024 gibi, arkasından bakar ve yakalayamazsam.”

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Search