Kaliforniya, ABD’den (yeniden) ayrılmak için harekete geçti
Kaliforniya'daki bağımsızlık yanlıları, eyaletin ABD'den ayrılması yönünde somut bir adım attı. "Calexit" hareketi kapsamında bağımsızlık referandumu için gerekli imzaları toplamak amacıyla resmi izin alındı. Başarıya ulaşılırsa, Kaliforniya halkı 2028'de eyaletin bağımsızlığı için sandık başına gidebilir.

“Calexit” hareketinin lideri Marcus Ruiz Evans, sürecin önemine dikkat çekerek, “Ayrılığı destekleyenlere genellikle deli gözüyle bakılıyor, ancak bu Kaliforniya’nın geleceği için bir gereklilik” dedi. Evans, eyaletin bağımsızlığının, Kaliforniya’nın çıkarlarını koruyacak özgün politikalar geliştirmesine olanak sağlayacağını savunuyor.
KALİFORNİYA EKONOMİK VE SİYASİ GÜCÜYLE ÖNE ÇIKIYOR
ABD’nin en kalabalık eyaleti olan Kaliforniya, 40 milyona yaklaşan nüfusuyla teknoloji, tarım ve eğlence sektörlerinde lider konumda bulunuyor. Bağımsızlık yanlıları, Kaliforniya’nın ülkenin federal politikalarından bağımsız bir şekilde kendi ekonomik ve siyasi geleceğini şekillendirebileceğini düşünüyor.
REFERANDUM SÜRECİ VE ZORLUKLAR
Kaliforniya yasalarına göre, referandumun gerçekleştirilmesi için belirli sayıda imza toplanması gerekiyor. İmza hedefi tamamlandığında, bağımsızlık referandumunun 2028’de yapılması planlanıyor. Ancak, ABD Anayasası gereğince bir eyaletin birlikten ayrılması, federal hükümetin onayını gerektiriyor. Bu da sürecin zorlu ve karmaşık bir aşamaya taşınacağını gösteriyor.
DESTEKÇİLER VE ELEŞTİRİLER
Artan siyasi kutuplaşma ve federal politikaların etkileri, bu sefer Calexit hareketine olan ilgiyi artırmış durumda. Ancak eleştirmenler, böyle bir girişimin Kaliforniya ve ABD ekonomisinde büyük belirsizliklere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Aynı zamanda, ayrılma girişiminin ulusal bütünlüğü ve güvenliği olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
DAHA ÖNCE BAŞARISIZ OLAN GİRİŞİMLER
Calexit hareketi geçmişte de benzer adımlar atmış, ancak yeterli desteği toplayamamıştı. Bu kez hareket, federal hükümetin politikalarına duyulan tepkilerin yoğunlaştığı bir dönemde yeniden gündeme geldi ve süreç daha ciddi bir şekilde ilerliyor.
2016 yılında ABD başkanlık seçimlerinin ardından Kaliforniya’da bağımsızlık çağrıları yoğunlaştı. “Calexit” adı verilen hareket, İngiltere’nin Brexit sürecine benzer şekilde Kaliforniya’nın ABD’den ayrılarak bağımsız bir devlet olmasını hedefliyor. Özellikle seçim sonuçlarının eyaletin liberal değerleriyle uyuşmadığını düşünen birçok Kaliforniyalı, bu fikre destek verdi.
Kaliforniya, ekonomik büyüklüğü açısından dünyanın en büyük altıncı ekonomisi konumunda ve ayrılık senaryolarında kendi kendine yetebileceği vurgulanıyor. Ayrılık yanlıları, eyaletin yüksek vergi gelirlerinin federal hükümet tarafından kullanıldığını, bunun eyaletin çıkarlarına zarar verdiğini savunuyor.
Ancak ABD Anayasası’na göre eyaletlerin ayrılması kolay bir süreç değil ve ciddi anayasal engeller bulunuyor. Uzmanlar, bu tür girişimlerin gerçekleşmesinin hukuki ve pratik açıdan zorlu olduğunu ifade ediyor. Bununla birlikte, “Calexit” tartışması Kaliforniya’da toplumsal ve siyasi yankı uyandırmaya devam ediyor.



