ManşetPolitika

İmamoğlu: Psikolojik işkence ve düşman hukuku ile karşı karşıyayız. Yargılanmıyoruz, cezalandırılıyoruz

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e yönelik sözleri nedeniyle açılan davanın ikinci duruşmasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu: "Bu operasyonun bedeli yaklaşık 150 milyar dolar."

Silivri’de tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e yönelik sözleri nedeniyle açılan davanın ikinci duruşması bugün Silivri Cezaevi’nde görüldü.

CHP lideri Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Dilek İmamoğlu, milletvekilleri ve çok sayıda partilinin izlemeye geldiği dava 16 Temmuz’a ertelenirken İmamoğlu davada savunmasını yaptı.

“OPERASYONLAR 150 MİLYAR DOLARA MAL OLDU”

“Cevabı olmayan ama en net soruyu soruyorum: Biz neden Silivri’deyiz?” diye belirten İmamoğlu, “Tutsağız. Zindandayız. Manevi bedeli ağır, moral bedeli ağır, ekonomik bedeli ağır. Gerçekten ekonomist olan kişilerin hesabına göre bu operasyonun bedeli yaklaşık 150 milyar dolar,” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Krizlerin içinde boğulurken bu bedel neden ödeniyor? ‘Çünkü “İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ diyen bir zihniyete karşı tam üç kez seçim kazandık. Çünkü 16 milyon insanımıza eşit hizmet götüren, yoksullardan gençlere, çocuklara, kadınlara kadar herkese dert ortağı olan, dertlerine çözüm üreten halkçı belediyecilik yaptığımız için buradayız.”

“15,5 MİLYONUN İNSANIN OYUNU ALDIĞIM İÇİN BURADAYIM”

“Metroda, altyapıda, kentsel dönüşümde, çevre yatırımlarında icraatçı belediyecilik yaptığımız için buradayız. İstanbul’un muhafızı olduğumuz için, ranta ve talana ‘hayır’ dediğimiz için buradayız. 15,5 milyon insanın oyunu aldığım ve milletin güçlü teveccühünü kazandığım için buradayım,” diye belirten İmamoğlu, savunmasını şöyle sürdürdü:

“Buradan milletimize bir kez daha haykırarak soruyorum: Biz yargılanıyor muyuz? Hayır! Biz 90 gündür, hatta bazılarımız 250 gündür tutsak; yargı tacizine maruz kalıyoruz. Psikolojik işkence ve düşman hukuku ile karşı karşıyayız. Kumpaslar, iftiralar, algı operasyonları, gizli tanık yalanları ve geçmişi suç dolu insanların iftiralarıyla esir tutuluyoruz. Bu bir yargılama değil, doğrudan cezalandırmadır. Yargılanmıyoruz, cezalandırılıyoruz.”

“BU ZULÜM KOLTUK HIRSIYLA YAPILIYOR”

İmamoğlu, “Türkiye tarihinde görülmemiş uygulamaları yaşadı,” diyerek bu uygulamaları şu şekilde sıraladı:

“Şafak vakti evlerden insanlar alındı; beş gün boyunca nezarette, pislik içinde, aç ve susuz bırakıldılar. Tutsak arkadaşlarımız yargı mensupları tarafından tehdit edildi. Aileleri ve işleri ile tehdit edilerek iftiraya zorlandılar. 600–700 kilometre mesafelere, onlarca arkadaşımız acımasızca sürgün edildi. Kadınlara daha büyük zulümler yapıldı; iftiraya zorlandılar. Avukatların savunma hakları ellerinden alındı; gizlilik kararlarıyla susturuldular. Gençler, aylarca protesto yaptıkları için hapiste tutuldu.”

İmamoğlu, “Ne yazık ki milyonlarca insanı temsil eden belediye başkanları, siyasi yol arkadaşlarımız, kıymetli bürokratlarımız haksız ve hukuksuz bir şekilde hapisle cezalandırılıyor. Millet açlık ve sefalet içindeyken, bu zulüm koltuk hırsıyla yapılıyor,” ifadelerini kullandı.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu
Search