
ABD’deki Rutgers Üniversitesi tarafından yapılan ve The Journal of Prevention of Alzheimer’s Disease dergisinde yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, duygusal stresi dışa vurmak yerine içselleştiren bireylerde bilişsel gerilemenin ve hafıza kaybının çok daha hızlı ilerlediğini ortaya koydu.
Çalışma, Chicago bölgesinde yaşayan 60 yaş ve üzeri 1.500’den fazla yetişkin üzerinde gerçekleştirildi.
6 yılı kapsayan üç farklı mülakat serisini analiz eden araştırmacılar, katılımcıların bilişsel durumları ile stres seviyelerinin yıllar içindeki değişimini takip etti.
SESSİZ TEHLİKE: UMUTSUZLUK
Bulgulara göre, duygusal gerginliği (stresi) kendi içinde hapseden, yani halk arasındaki ifadeyle “içine atan” ve kronik bir umutsuzluk hissine kapılan bireylerin beyin yaşlanmasının hızlandığı tespit edildi.
Özellikle de toplumda “güçlü ve sorunsuz” görünme baskısı hisseden gruplarda, duygusal sıkıntıların gizlenmesinin bilişsel sağlığı doğrudan tehdit ettiği belirlendi.
Yaygın inanış, güçlü bir sosyal çevrenin veya iyi komşuluk ilişkilerinin (mahalle bağlılığı) yaşlılıkta zihni koruduğu yönünde. Ancak bu çalışma, tek başına sosyal çevrenin genişliğinin veya mahalle dayanışmasının hafıza kaybını durdurmaya yetmediğini gösterdi.
SOSYAL ÇEVREDEN ZİYADE STRESİ NASIL YÖNETTİĞİNİZ ÖNEMLİ
Bireyin stresi nasıl yönettiğinin (veya yönetemediğinin) hafıza üzerinde daha etkili olduğunu belirten uzmanlara göre, çok fazla arkadaşınızın olması veya iyi ilişkilerin olduğu bir mahallede yaşamanız, eğer zihninizde fırtınalar kopuyorsa beyninizi korumuyor.
Uzmanlara göre, zihin sağlığı için sadece sosyalleşmek yetmiyor, stresi biriktirmeyip paylaşmayı öğrenmek gerekiyor.
Çalışma yazarlarının işaret ettiği gibi yaşadığınız sıkıntıları “güçlü görünme” çabasıyla içinize atmak yerine, güvenli bir limanda (dost, aile veya uzmanla) paylaşarak duygusal yükünüzü hafifletme yolunu seçmelisiniz.
(GazeteVar Dış Haberler)



