
Gürsoy, kulüpte yaklaşık 9 yıl boyunca görev yaptıktan sonra iki yıl önce ayrıldığını belirterek, son iki sezondur stadyumda yoğun bir şekilde karaborsacılıkla ilgili faaliyetlerin yapıldığını anlattı. Özellikle UEFA odasının, lig maçlarında karaborsacılık faaliyetlerinin merkezine dönüştüğünü ve bu faaliyetlerin A.N., E.Y. ve B.B. gibi isimler tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti.
Gürsoy, bu kişilerin kulüp tarafından tanımlanan biletleri aldıktan sonra hemen karaborsada satmak üzere el koyduğunu belirtti. Ayrıca, bilet satışlarının taraftar dernekleri üzerinden yapıldığını, özellikle büyük maçlarda biletlerin karaborsa yoluyla satıldığını dile getirdi.
Gürsoy, kulüpteki bu usulsüz faaliyetlere rağmen birçok kişinin susmayı tercih ettiğini ve işini kaybetmemek için sessiz kaldığını ifade etti. Stadyum etrafında yapılan karaborsa işlemleriyle ilgili olarak, taraftarların nakit paralarını UEFA odasına getirdiğini ve burada toplandığını söyledi. Gürsoy ayrıca, Galatasaray’daki bilet ve kombinelerden elde edilen gelirlerin Bankalar Birliği tarafından kesilmesini engellemek amacıyla bazı kişilerin sisteme dahil olduğunu öne sürdü.
Bir başka dikkat çeken açıklama ise, Ebru Gürsoy’un, Dursun Özbek’in yeğeni tarafından tehdit edilmesiyle ilgiliydi. Gürsoy, S.S. isimli kişinin kendisini baskı altına almaya çalıştığını ve buna rağmen susmadığını belirtti. Ayrıca, başkan Dursun Özbek’e giden paralarla ilgili de iddialarda bulunan Gürsoy, bu usulsüzlüklerin sonuna kadar takipçisi olacağını söyledi.



