Özgür Özel 4. kez CHP Genel Başkanı seçildi
CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultayı başladı. Ankara Arena’da toplanan partililer yeni genel başkanlarını seçmek için bir araya geldi. Kurultayın açılışı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmasıyla yapıldı. Özel, kurultayın ikinci gününde yapılan seçimde dördüncü kez genel başkan seçildi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel açılış konuşmasını yapmaya başladı:
“Birlikte türküler söyledik. Birlikte göğüsledik zoru biz. Güzeli birlikte düşledik. Sesimiz kısık çıktı bazen. Yine de türküler söyledik. Sendeledik yolda ilerlerken ama hiç geriye dönmedik. Kim demiş sustuk? Kim demiş sustuk? Kim demiş direnmeyip teslim olduk? İşte teslim olmayanlar burada. İşte teslim olmayanlar burada. İşte direnenler burada. Merhaba dostlarım. Merhaba dostlarım. Merhaba dostlarım. Merhaba. Merhaba merhaba. İki yıl sonra yine omuz omuza, yürek yüreğe aynı salondayız.
İki yılda kara kışlardan dar yollardan geçtik. Bize ömür biçenler oldu.
Dayanamazlar dağılırlar dediler. Vazgeçerler dediler. Teslim olacaklar dediler. Ama yine buradayız. Ayaktayız. Bin kere budadılar körpe dallarımızı. Bin kere kırdılar. Yine çiçekteyiz işte. Yine meyvedeyiz. Bin kere korkuya boğdular zamanı. Bin kez ölümlediler. Yine doğumdayız işte. Yine sevinçteyiz. Hepiniz, hepiniz Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhalefetteki son kurultayına hoş geldiniz, şeref verdiniz. 81 ilde 973 ilçede Baba ocağının Baba ocağının bacasını tüttürenler burada.
Sabahın seherinde kapıyı açanlar, çayı koyanlar o kapıyı gün boyu açık tutanlar burada. Atatürk’ün askerleri, Cumhuriyetin muhafızları burada. Tribünlerde yurdun dört bir yanından büyük bir coşkuyu ortak olmak için gelenlere hoş geldiniz diyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Ayrıca kurultayımızı onurlandıran Türkiye’deki siyasi partilerin değerli temsilcilerini, onların şahıslarında değerli genel başkanlarını, tüm üyelerini salonumuzu şereflendiren değerli büyükelçilerimizi, diplomatları, Sosyalist Enternasyonal’den, Avrupa Sosyalist Partisi’nden ve dünyadaki kardeş partilerimizden buraya gelen tüm yoldaşlarımızı saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.
Değerli yol arkadaşlarım. Bugün kim olduğumuzu hatırlama unutanlara hatırlatma günüdür. Cumhuriyet Halk Partisi Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri’nden yani Kuva-yi Milliye’den doğmuştur. İlk kurultayımız 4 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresi’dir. İlk delegelerimiz Sivas Kongresi’nin kahraman 41 delegesidir. Cumhuriyet Halk Partisi önce kurtuluşu sonra kuruluşu örgütleyen Türkiye’ye eşit yurttaşlığı, temel insan haklarını getiren, ülkemizi çok partili demokratik sisteme taşıyan yani Türkiye’ye sandığı getiren partidir.
Ekrem İmamoğlu adayımızdır. A planımız da, B planımız da, Z planımız da budur. Onunla mücadelenin meşru yolu sandıktır. Milletin adayıdır. Sarayın adayı kendisine güveniyorsa meydana çıkmalıdır.”
İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun mesajı paylaşıldı:
“Sevgili CHP’liler sizi Silivri zindanından selamlıyorum. Kıymetli yol arkadaşlarım, uzun zamandır zorlu bir süreçten geçen ülkemiz büyük bir kavşağa yaklaşıyor. Cumhuriyet Halk Partisi 31 Mart 2024 seçimlerinden 1. parti olarak çıktıktan sonra yaşadıklarımız tarihsel bir eşikte olduğumuzu gösteriyor. 23 senedir ülkeyi yönetenler kaybetmeye mahkum oldukları iktidarı bırakmaya hazır değil. 19 Mart 2025’ten beri yaşadıklarımız iktidardakilerin kendilerinden başkasının seçimleri kazanmasını engellemek için her yola başvurabileceklerini gösteriyor.
Türkiye’yi iktidarların demokratik seçimler yoluyla değiştiği bir ülke olmaktan çıkarmaya çalışıyor olabilirler. Böyle bir eşikteyiz. Fakat biz her zamankinden daha güçlü bir şekilde egemenlik kayıtsız şartsız milletindir demekten vazgeçmeyeceğiz. Atamızın ve şehitlerimizin emaneti bu cennet vatanı, rejimlerin en faziletlisi olan Cumhuriyetimizin 2. yüzyılında daha demokratik, daha güçlü ve daha müreffeh bir Türkiye haline getirmek zorundayız. 39. kurultayımız bu tarihsel eşikten nasıl geçeceğimizi tayin edecek, seçimlerden önceki son olağan kurultayımız olduğu için önemi çok büyük. Partimiz için de, ülkemiz için de. Kurultayımız yeni programla partimize yön verirken, ülkemize de yol gösterecek. Seçeceğimiz yeni yönetimle partimizi güçlendirirken, milletin de yolunu açacak.
Sevgili yol arkadaşlarım, sorumluluğumuz büyük, yükümüz ağır. Kurucusu olduğumuz Cumhuriyetimiz, banisi olduğumuz demokrasimiz hayati sorunlarla boğuşuyor. Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin temeli meclisimiz felç edilmiş halde. Ülkemiz meclisten değil, danışmanlarla doldurulmuş saraydan yönetiliyor.
Kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü prensipleri askıda. Bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı sarayın emrinde. Medya tek tip, fikir hürriyeti yok. Ağzını açan Silivri’ye kapatılıyor. Televizyon kanallarına el konuluyor. Bağımsız gazetecilik faaliyeti yürüten kişiler asılsız suçlamalarla karşı karşıya kalıyor. Demokrasimiz gibi ekonomimiz de çöküyor. Tarım bitme noktasında. Sanayi üretimi giderek azalıyor. Küçük bir azınlık servetine servet katarken vatandaşlarımızın yarısından fazlası açlık ya da yoksulluk sınırında bir hayata mahkum. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir hale getiren bu kara düzen milletimizin kanını emiyor. Gıda ürünlerinin fiyatları, kiralar kontrolden çıkmış halde.
Çocuklarımız işsiz ve ümitsiz, geleceklerini başka ülkelerde arıyor. Gençler evlenemiyor. Evlenenler çocuk yapmıyor. Aile kurumu ve değerlerimiz büyük zarar görüyor. Doğurganlık hızımız o kadar azaldı ki bir nüfus krizine, demografik bir krize doğru gidiyoruz. Sevgili dava arkadaşlarım, demokrasimiz ve ekonomimiz çökerken dünya büyük bir dönüşümden geçiyor. Devletlerarası ilişkiler, dünya ekonomisi ve uluslararası ticaret hızla değişiyor. Yapay zeka, dijital dönüşüm ve teknolojik ilerlemeler ekonomileri, üretim, tüketim ve bölüşüm süreçlerini köklü bir biçimde dönüştürüyor.
Dünya ticaretinin rotaları değişiyor. Değişen sadece dünya ekonomisi, dünya ticareti değil. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan uluslararası düzen de değişiyor. Küresel siyasete belirsizlik ve kuralsızlık hakim. Devletler arası ittifaklar yerini yenilerine bırakırken müttefikler ve rakipler arası ilişkiler değişiyor. Askeri çatışmalar ve çatışma potansiyeli artıyor. Hatta sivillerin, masumların göz göre göre katledildiği ve maalesef tüm dünyanın seyretmekle yetindiği bir tabloyu yaşıyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin cefakar mensupları, Cumhuriyetimiz ve demokrasimiz bu kadar büyük sorunlarla boğuşurken dünyada yaşanan bu ekonomik ve teknolojik dönüşümü yakalamamız imkansız. Değişen uluslararası düzende ülkemize yakışan bir yer bulmamız mümkün değil. Daha kötüsü, bu ekonomik ve teknolojik dönüşümü yakalayamazsak, ülkemizi değişen uluslararası düzene hazırlayamazsak, Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin sorunları daha da büyüyecek. İşin şakası yok. Ülkemiz gerçek bir yol ayrımında.”



