
Son anketlere göre, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birliği (CSU) ittifakı, yüzde 28-30 arasında değişen oy oranlarıyla önde görünüyor. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi ise yüzde 20-21 bandında seyrediyor.
Başbakan Olaf Scholz’un partisi Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 16-19 aralığında destek buluyor. Yeşiller Partisi’nin oy oranı yüzde 14-15 civarında, Sol Parti ise yüzde 8 seviyesinde.
Bu seçimler, Almanya’nın siyasi geleceği ve Avrupa’nın genel dengeleri açısından büyük önem taşıyor. Mevcut “trafik ışığı” koalisyonunun (SPD, Yeşiller ve Hür Demokrat Parti) dağılmasıyla erken seçime gidilmesi, ülkedeki siyasi istikrarsızlığın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Özellikle AfD’nin oylarındaki artış, göç politikaları ve ekonomik sıkıntılar gibi konuların seçmen nezdinde önemli olduğunu gösteriyor. Seçim sonuçları, Almanya’nın iç politikası kadar Avrupa Birliği’nin geleceği ve Türkiye ile ilişkileri üzerinde de etkili olabilir.
Koalisyon hükümetinin nasıl şekilleneceği, küçük partilerin yüzde 5’lik barajı aşıp aşamayacağına bağlı olarak değişebilir. CDU lideri Friedrich Merz’in başbakanlık için en güçlü aday olduğu belirtilirken, AfD ile herhangi bir partinin koalisyon yapma ihtimali düşük görünüyor. Bu da olası koalisyon senaryolarını sınırlıyor ve seçim sonrası hükümet kurma çalışmalarının zorlu geçebileceğine işaret ediyor.



