
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, dijital dünyada yeni bir dönemin kapılarını aralayan kritik sosyal medya düzenlemesini yasalaştırdı.
Özellikle çocukları hedef alan riskleri minimize etmeyi amaçlayan yeni kanun, platformlara ağır yükümlülükler ve yaş sınırı şartı getiriyor.
5 MADDEDE YENİ YASA
İşte milyonlarca kullanıcıyı ve aileleri ilgilendiren düzenlemenin 5 temel sütunu:
1. 15 Yaş Sınırı ve Teknik Takip
Yeni dönemde sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet veremeyecek. Platformlar, kullanıcıların yaşını sadece beyanla değil, teknik olarak doğrulamak zorunda kalacak. 15 yaş üstü çocuk kullanıcılar için ise yetişkinlerden izole edilmiş, gelişimlerine uygun özel alanlar tasarlanacak.
2. Ebeveynlere “Tam Kontrol” Yetkisi
Sosyal medya devleri, anne ve babaların çocuklarının dijital ayak izlerini yönetebilmesi için kullanıcı dostu araçlar sunacak. Bu kapsamda ebeveynler;
- Kullanım sürelerini kısıtlayabilecek,
- Hesap ayarlarını uzaktan yönetebilecek,
- Ücretli üyelik ve satın alma işlemlerini onay mekanizmasına bağlayabilecek.
3. Aldatıcı İçerik ve Reklamlara Sıkı Denetim
Düzenleme, kullanıcıları maddi veya manevi zarara uğratabilecek aldatıcı reklamlara ve dolandırıcılık girişimlerine karşı platformları doğrudan sorumlu tutuyor.
Sosyal ağlar, bu tür içerikleri henüz yayılmadan tespit edip engellemek için aktif filtreleme sistemleri kuracak.
4. Gelişime Uygun “Güvenli Alan” Zorunluluğu
Çocukların ruhsal ve fiziksel gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklerin önüne geçmek adına “güvenli dijital alanlar” oluşturulacak.
Algoritmaların, çocuk yaştaki kullanıcılara zararlı içerik önermesi teknik engellere tabi tutulacak.
5. Şeffaflık ve Ağır Denetim
Sosyal medya platformları, çocukları korumak adına aldıkları tüm önlemleri internet sitelerinde şeffaf bir şekilde raporlayacak.
Alınan güvenlik tedbirlerinin yeterliliği, devletin ilgili kurumları tarafından düzenli olarak denetlenecek.
NEDEN ÖNEMLİ?
Bu yasayla birlikte Türkiye, sosyal medya platformlarını sadece “içerik taşıyıcısı” olarak değil, sundukları ekosistemin güvenliğinden doğrudan sorumlu “hizmet sağlayıcılar” olarak konumlandırıyor.
Düzenleme, dijital dünyada çocuk istismarı ve dezenformasyonla mücadelede yeni bir hukuki kalkan oluşturmayı hedefliyor.



