
İstihbarat raporlarında, 28 Şubat’tan bu yana süren saldırıların İran’ın güç yapısında belirgin bir bölünme ya da saf değişikliği yaratmadığı, aksine yönetimin iç bütünlüğünü koruduğu ifade edildi. Kaynaklara göre saldırılar, İran’ı askeri açıdan zayıflatmış olsa da, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun etkisini artırarak daha “katı ve kemikleşmiş” bir yönetim modelinin güçlenmesine yol açtı.
Ayrıca İran’ın stratejik su yolları üzerindeki etkisinin küresel enerji piyasalarını etkilediği belirtilirken, Hürmüz Boğazı’nda insansız hava araçları ve sınırlı füze kapasitesiyle denetim sağlamaya çalıştığı öne sürüldü.
Haberde, bölgedeki ABD müttefiki ülkelerin çatışmanın uzamasından ve olası İran misillemelerinden dolayı ABD’ye tepki gösterdiği, sivil altyapıların ise ciddi risk altında olduğu da aktarıldı.



