
NYT: Trump, İsrail’in İran’a yönelik saldırı planlarına mesafeli başlasa da sonradan destek verdi
The New York Times’ın haberine göre, ABD istihbarat kurumlarının yaptığı analizler, İsrail’in İran’a yönelik saldırı hazırlıklarının boyutunu ve bu süreçte Donald Trump’ın tutumundaki değişimi gözler önüne serdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’ın nükleer programına karşı uzun süredir saldırı planları yaptığı, ancak geçmişteki ABD başkanlarının bu planları “bölgesel çatışma riski” nedeniyle durdurduğu biliniyordu. Ancak son istihbarat değerlendirmelerine göre, Netanyahu artık yalnızca nükleer tesislerle sınırlı bir operasyon değil, İran rejimini sarsacak geniş çaplı bir saldırıya da hazır.
NETANYAHU’NUN TRUMP’A GÜVENİ ZAYIFTI
İsrail tarafının özellikle Trump döneminde, 2015 tarihli nükleer anlaşmaya benzer zayıf bir uzlaşı ihtimalinden endişe duyduğu, bu yüzden Trump yönetimine “müzakere gücünü artırmak için askeri hazırlığın şart olduğu” mesajı verdiği aktarıldı.
Trump ise İran’la yürütülen diplomatik sürecin zarar görmemesi adına Netanyahu’yu tek taraflı bir saldırıdan vazgeçmesi yönünde uyardı. Hatta yakın çevresine, Netanyahu’nun kendisini “yeni bir Orta Doğu savaşına sürüklemeye çalıştığı” yönündeki şüphelerini dile getirdi.
CIA UYARDI, TRUMP FİKRİNİ DEĞİŞTİRDİ
CIA Başkanı John Ratcliffe’in 8 Haziran’daki Camp David toplantısında, İsrail’in kısa süre içinde İran’a saldırabileceği bilgisini Trump’a ilettiği, Netanyahu’nun da sonraki gün yaptığı bir görüşmede sahada hazır olduklarını duyurduğu belirtildi. Bu görüşmenin ardından Trump’ın danışmanlarına “belki de Netanyahu’ya destek vermemiz gerekebilir” dediği ifade edildi.
Yine de Trump’ın net bir karar almakta zorlandığı, günlerce danışmanlarına bu konuda sorular yönelttiği ve İran’a yönelik politikasını Netanyahu’nun değil kendi belirlediği koşullarla yürütmek istediği vurgulandı.
WASHİNGTON ALTERNATİF SENARYOLARI DEĞERLENDİRDİ
Trump’ın ikinci başkanlık döneminde karşılaştığı ilk büyük dış politika sınavı olan bu kriz sürecinde, ABD yönetimi bir noktada İsrail’i caydırmanın mümkün olmadığını kabul etti. Bunun üzerine iki seçenek tartışılmaya başlandı: İsrail saldırıya geçerse sonucu gözlemleyerek sonraki adımı belirlemek veya açıkça İsrail’e katılarak İran’da rejim değişikliğine yönelik daha kapsamlı bir operasyona destek vermek.
Trump nihayetinde orta yol olarak tanımlanabilecek bir tutum aldı; İran’a diplomatik baskıyı sürdürürken, İsrail’in operasyonlarına örtülü destek sağladı. Bu kapsamda İsrail savaş uçaklarına yakıt ikmali sağlanması ve Fordo’daki yeraltı nükleer tesise karşı kullanılacak tonlarca ağırlıktaki bombaların gönderilmesi ciddi şekilde değerlendirildi.
SALDIRIDAN SONRA TRUMP’IN YAKLAŞIMI DEĞİŞTİ
13 Haziran’da İsrail saldırıya geçtiğinde Trump kamuoyuna karşı temkinliydi, ancak İsrail’in sahadaki ilk başarıları ortaya çıkınca söylemini sertleştirdi ve desteğini görünür kıldı.
Netanyahu ve Trump’ın her ne kadar İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek gibi ortak bir hedefi olsa da, ikilinin bu amaca nasıl ulaşılması gerektiği konusunda başından beri aynı fikirde olmadığı belirtiliyor. Ancak süreç ilerledikçe Trump’ın, İran’ın müzakerelerde kendisini oyaladığına ikna olduğu ve Netanyahu’ya dair temkinli tutumunu geri plana iterek İsrail’le daha yakın bir çizgiye geldiği bildirildi.
İRAN’A KARŞI “OYALAYICI ETKİ” YARATTI
Öte yandan Trump’ın diplomasi söylemini kamuoyu önünde sürdürmesi, İranlı yetkililer açısından bir “oyalama etkisi” yarattı. Bu durumun, İran’ın İsrail saldırılarına karşı alarma geçmesini geciktirdiği, böylece İsrail’in sahada daha avantajlı bir başlangıç yaptığı değerlendiriliyor.



